Dispute
Karar metninde belirtildiği üzere uyuşmazlık: "Davalara konu edilen Kurumun ödeme kapsamında bulunmayan ilaç dosyalarında Bölge Adliye Mahkemelerince tedbir kararlarına yönelik olarak verilen kesin nitelikteki farklı kararları arasında uyuşmazlığın giderilmesine ilişkindir."
Full Decision Text
Official decision text — anonymised
Full Decision Text
Official decision text — anonymised
Aşağıdaki metin, resmî kaynaktan alınan anonim karar metnidir; üzerinde değişiklik yapılmamıştır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi — 2025/11761 E., 2025/11444 K.
I. BAŞVURU
Başvurucu Avukat dilekçesinde; SGK ödeme listesinde yer almayan ve sigortalının tedavisi için zorunlu olan ilaçların bedellerinin Kurum tarafından karşılanması gerektiğinin tespitine dair görülen davalarda, ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Dairelerinin ihtiyati tedbire itiraz üzerine verdiği kararlar (Samsun BAM 8. HD'nin 31.10.2022 t. 2022/3008 E. 2022/1813 K.; Ankara BAM 10. HD'nin 2022/800 E. 2022/818 K. ve 2022/2031 E. 2022/1707 K.; Ankara BAM 11. HD'nin 2023/511 E. 2023/379 K. ve 2022/2955 E. 2022/2261 K.; İzmir BAM 10. HD'nin 2023/1200 E. 2023/1202 K.) arasındaki uyuşmazlığın 5235 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca giderilmesi için Yargıtay'ın ilgili hukuk dairesine başvurulmasını talep etmiştir.
II. SAMSUN BAM HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI
5235 sayılı Kanun'un 35/1-(3) hükmü uyarınca, başvurucunun belirttiği BAM Hukuk Daireleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi için dosya Daireye gönderilmiştir.
III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR
1) Samsun BAM 8. HD (2022/3008 E., 2022/1813 K.): İhtiyati tedbire itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkin olarak, ilk derece kararının dosya kapsamına uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
2) Ankara BAM 10. HD (2022/800 E., 2022/818 K.): Dava konusu ilacın bedeli Kurumca karşılanacak ilaçlardan olmadığı, SUT kapsamında bulunmadığı, talebin yargılamayı gerektirdiği, davanın esasını çözer mahiyette ve hüküm etkisi doğuracak yönde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, tedbir şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
3) Ankara BAM 11. HD (2023/511 E., 2023/379 K.): AİHS m. 2 (yaşam hakkı) ile Türk hukukunda davanın esasını halleder şekilde ihtiyati tedbir verilemeyeceği ilkesine atıfla; "Lumacaftor/İvacaftor" etken maddeli "ORKAMBİ" isimli ilacın tedavi boyunca ücretsiz ve kesintisiz SGK tarafından karşılanması isteminde davanın esasını çözer mahiyette karar verilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4) İzmir BAM 10. HD (2023/1200 E., 2023/1202 K.): Tedaviyi yürüten hekimin kararı ve ilacın yüksek maliyeti karşısında yaklaşık haklılık koşulunun gerçekleştiği, esasa ilişkin delillerin toplanmasının yaklaşık haklılık değerlendirmesine engel olmadığı, davanın derdest olup ileride haksız çıkma ihtimalinde Kurumun bedeli tahsil imkânının bulunduğu gerekçesiyle davalı SGK vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b.1 uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık: Kurumun ödeme kapsamında bulunmayan ilaç dosyalarında BAM'lerce tedbir kararlarına yönelik verilen kesin nitelikteki farklı kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkindir.
B. İlgili Hukuk: BAM'lerin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi isteminin dayanağı 5235 sayılı Kanun'un 35. maddesidir.
C. Değerlendirme: 6100 sayılı HMK'nın 389/1 maddesinde ihtiyati tedbirin koşulları, 390/3 maddesinde ise tedbir talep edenin davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat zorunluluğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir talep eden, haklılığını yaklaşık olarak ispatlamalıdır; aksi halde aleyhine tedbir verilen davalı Kurum, davayı kaybetmiş gibi işlem görüp hak kaybına uğrar. İhtiyati tedbir geçici niteliktedir; kesin hüküm teşkil etmez ve asıl hakkın varlığına karine oluşturmaz. Tedbirin kabul veya reddi, asıl davanın kabul veya reddini gerektirmez. İhtiyati tedbirler "teminat amaçlı", "eda amaçlı" ve "düzenleme amaçlı" olmak üzere üç türdür. İhtiyati tedbirin geçici niteliğine aykırı şekilde davanın sonucunu baştan kararlaştıracak biçimde kullanılması; ispat ölçüsünün düşürülmesi ve diğer taraf dinlenilmeden savunma hakkı ihlal edilerek telafisi imkânsız sonuçlar yaratılması doğru değildir.
Mevcut uyuşmazlık dosyaları, ilacın bedelinin Kurumca ödenmesi istemine ilişkin eda davaları ve ilaç bedelinin geçici olarak ödenmesi şeklinde eda amaçlı tedbir istemine ilişkindir. Davanın esası itibariyle yargılamayı gerektirdiği ve tedbir talep eden aleyhine sonuçlanma ihtimalinin her zaman mümkün olduğu gözetildiğinde; daha iyi tedavi seçeneği sunulduğu iddia edilen ilaçların, hiçbir sınırlama ve incelemeye tabi tutulmaksızın veya Kurumca karşılanan ilaçlara oranla sürekli daha etkin oldukları ortaya konulmadan, ihtiyati tedbirin mahiyetini aşacak ve davayı sonuçlandıracak şekilde tedbir verilmesi hatalıdır. Dairenin müstakar içtihatlarında; davaya konu ilacın hastalığın tedavisinde hayati öneme haiz ve kullanılmasının zorunlu olup olmadığının, bilinen tedavi yöntemlerine göre sürekli daha etkin ve yararlı olduğunun, üniversitelerin tıbbi onkoloji bilim dalından alınacak (en az 3 kişilik) sağlık kurulu raporu ile saptanması gerektiği belirtilmiştir. İlacın yan etkilerinin azlığı, yaşam kalitesini artırması gibi faydaları bulunsa da, yargı yoluyla ödenebilmesi için ilacın tıbben ve fennen zorunlu, hayati öneme haiz, sürekli etkin ve yararlı, bütün faz çalışmaları tamamlanmış ve tıbbi otoritelerce kabul görmüş olması ile Kurumun kabul edilebilir itiraz ve çekincelerinin bulunmaması gerekir.
Uyuşmazlık konusu davalarda, talebe konu ilacın tedavide hayati öneme haiz ve zorunlu olduğu, mevcut yöntemlere göre sürekli daha etkin ve yararlı olduğu, kullanılmaması halinde davacının sağlığında ciddi, hızlı ve geri dönüşü olmayan bir bozulmaya ya da ölüme veya yoğun acıya sebep olacağı konusunda kabul görmüş, tedbire dayanak alınacak yeterlilikte bir tıbbi otorite raporunun dosyada bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, bu aşamada ihtiyati tedbirin mahiyetini aşacak ve davayı esastan çözecek nitelikte tedbir verilmemesi ve uyuşmazlığın Ankara BAM kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
V. KARAR
1. Uyuşmazlığın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 27.05.2022 tarihli ve 2022/800 Esas, 2022/818 Karar sayılı kararı doğrultusunda giderilmesine,
2. Dosyanın Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Decision Summary
Karar metninde belirtilen sonuç: Uyuşmazlığın, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 2022/800 E., 2022/818 K. sayılı kararı doğrultusunda giderilmesine karar verilmiştir.