Uyuşmazlık
Karar metninde belirtildiği üzere: "Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile tedavi süresince ilaç bedelinin Kurum tarafından karşılanması istemine ilişkindir."
Kararın Tam Metni
Resmî karar metni — anonim
Kararın Tam Metni
Resmî karar metni — anonim
Aşağıdaki metin, resmî kaynaktan alınan anonim karar metnidir; üzerinde değişiklik yapılmamıştır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi — 2025/10958 E., 2026/1812 K.
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi (2024/92 E., 2025/13 K.)
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile ilaç bedelinin Kurumca karşılanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kurum işleminin iptali ile tedavi süresince akıllı kanser ilacının Kurumca karşılanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; talep konusu ilacın SUT kapsamında bulunmadığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar: İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili; kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı: 1. Davalı Kurum vekili süresi içinde temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2. Daire kararıyla; davaya konu ilacın söz konusu kanser hastalığının tedavisinde hayati öneme haiz ve kullanılmasının zorunlu olup olmadığının, kullanılmasının tıbben ve fennen sigortalının iyileşmesine katkıda bulunup bulunmayacağının, ilacın hangi tür kanser hastalarında hangi evrede ve hangi dozda kullanılacağının ve bu hususların nasıl belirleneceğinin, davaya konu ilaçla yapılacak tedavinin bilinen mevcut tedavi yöntemlerine göre daha etkin ve daha yararlı olup olmadığının üniversitelerin tıbbi onkoloji bilim dalından alınacak sağlık kurulu raporu ile saptanması gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar: Davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar: İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri: Davacılar vekili; kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme: Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile tedavi süresince ilaç bedelinin Kurum tarafından karşılanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk: 6100 sayılı HMK'nın 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370. maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 63. ve devamı madde hükümleridir.
3. Değerlendirme: İlk Derece Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesindeki sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Daire müstakar içtihadında; 5510 sayılı Kanun'un 63. maddesinde Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin sayıldığı, (f) bendinde ilaç vb. sağlanması hizmetlerinin yer aldığı, 72. maddesinde Kurumca ödenecek bedelleri belirleme yetkisinin Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonuna ait olduğu; Kanun tarafından ilaç finansmanı konusunda yetki verilen idarenin yetkisini ortadan kaldıracak şekilde karar verilemeyeceği belirtilmiştir. Bununla birlikte, talebe konu ilacın yargı yoluyla ödenebilmesi için ilacın tıbben ve fennen zorunlu, hayati öneme haiz ve özellikle kısa süreli etkinliğin ötesinde sürekli olarak etkin ve yararlı olması (genel sağ kalım, özellikle progresyonsuz sağ kalım süresine uzun ve anlamlı katkı sağlaması), bütün faz çalışmalarının tamamlanmış, tıbbi otoritelerce kabul görmüş (dünya çapında kabul gören ve hekimlerin tedavi kararlarına yön veren kılavuzlarda yer alan) bir ilaç olması ve davalı Kurumun kabul edilebilir (ilacın ruhsatının iptali, tüm dünyada geri ödeme kapsamından çıkarılması, toplatılması veya satışının durdurulması vb.) itiraz ve çekincelerinin bulunmaması gerektiği belirtilmiştir. Dosya kapsamında alınan tıbbi otorite raporu gözetildiğinde temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, temyiz harcının ilgililerden alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kararın Özü
Karar metninde belirtilen sonuç: Bozmaya uyularak verilen ret kararına yönelik temyiz incelemesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA karar verilmiştir.