ESAS NO : 2026/xxxx
KARAR NO : 2026/xxxx
DAVACI : Nxxx Txxx
VEKİLLERİ : Av. Barış Ürün, Av. X.Y.
(e-tebligat)
DAVALI : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. X.Y., Av. X.Y.
(e-tebligat)
DAVANIN ÖZETİ : Davacı tarafından, mide malign neoplazmı teşhisi konulan rahatsızlığının
tedavisinde kullanılan pembrolizumab etken maddeli "Keytruda" isimli ilaç bedellerinin, tedavisi devam
ettiği sürece ve kesintisiz şekilde idare tarafından karşılanması istemiyle 27.10.2025 tarihli dilekçeyle
yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin tesis edilen 06.11.2025 tarih ve E-xxxxxxxxx sayılı Topkapı
Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi işleminin; hukuka aykırı olduğu, mide kanseri rahatsızlığı nedeniyle
tedavi gördüğü, tedavisinin devam ettiği Ankara Dr. Abdurrahman Yurtaslan Eğitim ve Araştırma
Hastanesi Onkoloji Servisinde hekimler tarafından pembrolizumab etken maddeli keytruda isimli ilacı
kullanmasının uygun görüldüğü, ancak idareye başvuru yapmasına rağmen ilacın ilk kürünü kendi
imkanlarıyla almak zorunda kaldığı, ilaç bedelinin çok yüksek olması nedeniyle ikinci kürü alma
imkanının olmadığı, yaşlılık aylığı dışında hiçbir gelirinin olmadığı, bahse konu ilacı kullanmasının
sağlığı açısından hayati önem arz ettiği ileri sürülerek iptali ile söz konusu ilaç için ödemiş olduğu
132.167,84-TL ilaç bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar
verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından finansmanı sağlanan ilaçların
raporlama ve reçeteleme kriterleri ile ödeme usul ve esaslarının Sağlık Uygulama Tebliği'nde
yayımlanarak belirlendiği, anılan tebliğe göre kurumca bedeli ödenecek olan ilaçların kurumun resmi
internet sitesinde yayınlanan bedeli ödenecek ilaçlar listesinde belirtildiği, keytruda isimli ilacın bedeli
ödenecek ilaçlar listesinde yer almadığı, bireylerin sağlık hakkı kapsamındaki sağlık giderlerini,
Kurumun sosyal sigortacılık (sosyal güvenlik) ilkelerini dikkate alarak, mali kaynaklarının yeterliliği
ölçüsünde karşıladığı, Kurumun sigortalıları hiçbir şekilde geçirmekte oldukları hastalıkları nedeniyle
tedavisiz bırakılmadığı, Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında belirtilen ilaçlar ile kişilerin tedavilerinin
sağlandığı, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi
gerektiği savunulmaktadır.TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul 14. İdare Mahkemesi'nce, duruşma için önceden belirlenerek taraflara duyurulan ve 10.06.2026 günü yapılan duruşmaya davacı Nxxx Txxx'ın gelmediği, davacı vekili Av. Barış Ürün tarafından yetkili kılınan Av. X.Y.'un geldiği, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nı temsilen Av. X.Y.'nın geldiği görüldü. Gelen taraflara usulüne uygun söz verilip açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verildi. Bilahare, dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü.
Dava; davacı tarafından, mide malign neoplazmı teşhisi konulan rahatsızlığının tedavisinde kullanılan pembrolizumab etken maddeli "Keytruda" isimli ilaç bedellerinin, tedavisi devam ettiği sürece ve kesintisiz şekilde idare tarafından karşılanması istemiyle 27.10.2025 tarihli dilekçeyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin tesis edilen 06.11.2025 tarih ve E-xxxxxxxxx sayılı Topkapı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi işleminin iptali ile söz konusu ilaç için ödemiş olduğu 132.167,84-TL ilaç bedelinin
ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde; devletin nitelikleri sayılırken sosyal bir hukuk Devleti olduğu, 5. maddesinde; devletin temel amaç ve görevleri sayılarak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakla görevli olduğu, 17. maddesinin 1. fıkrasında; herkesin, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu, 56. maddesinde; devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği, devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği, 60. maddesinde; herkesin, sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu, devletin, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alıp teşkilatı kuracağı, 65. maddesinde ise; devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği hüküm altına alınmıştır.
663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 27. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde; ''Görev alanına giren ürünlerin ruhsatlandırılması, üretimi, depolanması, satışı, ithalatı, ihracatı, piyasaya arzı, dağıtımı, hizmete sunulması, toplatılması ve kullanımları ile ilgili kural ve standartları belirlemek, bu faaliyetleri yürütecek kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere izin vermek, ruhsatlandırmak, denetlemek ve gerektiğinde yaptırım uygulamak, laboratuvar analizlerini yapmak veya yaptırmak'' Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3/k maddesinde; ''Koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici hizmetlerde kullanılan ilaç, aşı, serum ve benzeri biyolojik maddelerin üretiminin ve kalitesinin teşvik ve temini esas olup, her türlü müstahzar, terkip, madde, malzeme, farmakopemamülleri, kozmetikler ve bunların üretiminde kullanılan ham ve yardımcı maddelerin ithal, ihraç, üretim, dağıtım ve tüketiminin, amaç dışı kullanılmak suretiyle fizik ve psişik bağımlılık yapan veya yapma ihtimali bulunan madde, ilaç, aşı, serum ve benzeri biyolojik maddeler ile diğer terkiplerin kontrolüne, murakabesine ve bunların yurt içinde ve yurt dışında ücret karşılığı kalite kontrollerini yaptırmaya, özel mevzuata göre ruhsatlandırma izin ve fiyat verme işlerini yürütmeye Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı yetkilidir.'' hükmüne yer verilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 62. maddesinde; ''Bu Kanun gereğince genel sağlık sigortasından sağlanacak sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanmak, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için bir hak, Kurum için ise bu hizmet ve hakların finansmanını sağlamak bir yükümlülüktür. Sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan genel sağlık sigortalısı ile bakmakla yükümlü olduğu kişiler yararlandırılır. Bu Kanun kapsamındaki kişilere sağlanacak sağlık hizmetleri ve diğer haklar ile kişilerden alınan primlerin tutarı arasında ilişki kurulamaz.'' hükmü, 63. maddesinde; ''Genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlıklı kalmalarını; hastalanmaları halinde sağlıklarını kazanmalarını; iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadan kaldırılmasını veya azaltılmasını temin etmek amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri şunlardır:
(...)
b) Kişilerin hastalanmaları halinde ayakta veya yatarak; hekim tarafından yapılacak muayene, hekimin göreceği lüzum üzerine teşhis için gereken klinik muayeneler, laboratuvar tetkik ve tahlilleri ile diğer tanı yöntemleri, konulan teşhise dayalı olarak yapılacak tıbbi müdahale ve tedaviler, hasta takibi ve rehabilitasyon hizmetleri, organ, doku ve kök hücre nakline ve hücre tedavilerine yönelik sağlık hizmetleri, acil sağlık hizmetleri, ilgili kanunları gereğince sağlık meslek mensubu sayılanların
hekimlerin kararı üzerine yapacakları tıbbi bakım ve tedaviler.
(...)
f) Yukarıdaki bentler gereğince sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgili teşhis ve tedavileri için gerekli olabilecek kan ve kan ürünleri, kemik iliği, aşı, ilaç, ortez, protez, tıbbî araç ve gereç, kişi kullanımına mahsus tıbbî cihaz, tıbbî sarf, iyileştirici nitelikteki tıbbî sarf malzemelerinin sağlanması, takılması, garanti süresi sonrası bakımı, onarılması ve yenilenmesi hizmetleri...'' hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun'un ''Kurumca finansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetleri'' başlıklı 64. maddesinde; ''Kurumca finansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetleri şunlardır:
a) Vücut bütünlüğünü sağlamak amacıyla yapılan ve iş kazası ile meslek hastalığına, kazaya, hastalıklara veya konjenital nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan durumlarda yapılacak sağlık hizmetleri dışında estetik amaçlı yapılan her türlü sağlık hizmeti ile estetik amaçlı ortodontik diş tedavileri.
b) Sağlık Bakanlığınca izin veya ruhsat verilmeyen sağlık hizmetleri ile Sağlık Bakanlığınca tıbben sağlık hizmeti olduğu kabul edilmeyen sağlık hizmetleri.
c) Yabancı ülke vatandaşlarının; genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi sayıldığı tarihten önce mevcut olan kronik hastalıkları,
d) 63 üncü maddeye göre yöntem, tür, miktar ve kullanım sürelerinin belirlenmesi sonucunda Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin kapsamı dışında bırakılan sağlık hizmetleri. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Kurumca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Kurumla sözleşmeli özel sağlık hizmet sunucuları ile Kurumla kısmi branş veya sağlık hizmeti alım sözleşmesi imzalamış olan vakıf üniversitesi sağlık hizmeti sunucuları, Kuruma bildirmiş oldukları hekimlerden sözleşme kapsamı branşlarda fiilen hizmet sunanlar tarafından verilen sağlık hizmetlerini, Kurumca belirlenen istisnalar hariç olmak üzere ve Kurum mevzuatına uygun olarak fatura edebilirler. Aksi takdirde, bu faturalara ait tutarlar Kurumca karşılanmaz.'' hükmü düzenlenmiştir.
Devletin, herkesin sağlıklı bir yaşam sürdürmesi için gerekli teşkilatı kurmakla, yaşam hakkını sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmakla ve sosyal güvenlik hakkını sağlayacak gerekli tedbirleri almakla görevli olduğu ve bu kapsamda sosyal güvenlik hakkına sahip kişilerin tedavi giderlerinin ödenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi için, içlerinde davalı idarenin de yer aldığı bazı kurum ve kuruluşlara düzenleme yapma yetkisi verildiği anlaşılmaktadır. Ancak söz konusu yetkinin, planlama ve bazı düzenlemelerin yapılması amacıyla kullanılması gerektiği açık olup; yetkinin veriliş amacı aşılarak, ilgililerin sağlık hizmetine ulaşmasının engellenmesi veya ağır bir mali yük altında bırakılması sonucunu doğuracak şekilde uygulanması hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; hakkında mide malign neoplazmı teşhisi konulan davacının, söz konusu hastalığının tedavisi için kullanması gereken Pembrolizumab etken maddeli "Keytruda" isimli ilacın bedellerinin, tedavisi devam ettiği sürece ve hiçbir kesinti yapılmaksızın Kurum tarafından karşılanması istemiyle 27.10.2025 tarihinde başvuruda bulunduğu, davacının bu başvurusunun İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Topkapı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 06.11.2025 tarih ve E-xxxxxxxxx sayılı işlemiyle reddedildiği, bu işlemin iptali ile söz konusu ilaç için ödemiş olduğu 132.167,84-TL ilaç bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dosyasında yer alan tüm bilgi ve belgeler ile yukarıda metnine yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında genel sağlık sigortasından sağlanacak sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanmanın genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için bir hak olduğu ve bu hizmet ve hakların finansmanını sağlamanın davalı idarenin yükümlülüğünde olduğu, dolayısıyla davacının hastalığının tedavisinde kullanılması gereken Pembrolizumab etken maddeli "Keytruda" isimli ilacın bedellerinin
Kurum tarafından kesinti yapılmaksızın (ilaç faturasında herhangi bir iskonto/kesinti yapılmadan) davacının tedavisi boyunca karşılanması gerektiği sonucuna varıldığından, davacının söz konusu ilaç bedellerinin tedavi süresince kesintisiz şekilde karşılanması istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin son fıkrasında yer verilen "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür" hükmü gereğince, yukarıda açıklanan gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlem nedeniyle davacının daha önce kullandığı ilaçlar için ödemiş olduğu toplam 132.167,84-TL ilaç bedelinin davalı idare tarafından yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin iptaline, davacının daha önce kullandığı ilaçlar için ödemiş olduğu ilaç bedelinin yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi isteminin kabulüne, bu kapsamda davacının ödemiş olduğu toplam 132.167,84-TL ilaç bedelinin idareye başvuru tarihi olan 27.10.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, davacı tarafça karşılanan ve aşağıda dökümü yapılan 2.922,20-TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 40.000,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta avansının talep edilmesi halinde derhal, talepte bulunulmaması durumunda kararın kesinleşmesinden sonra Mahkememizce re'sen davacıya iadesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (30) gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere, 22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye
X.Y. X.Y. X.Y.
YARGILAMA GİDERLERİ :
Başvurma Harcı : 615,40 TL
Karar Harcı : 615,40 TL
Y.D. Harcı : 1.013,90 TL
Vekalet Harcı : 191,50 TL
Dosya Ücreti : 36,00 TL
Posta Gideri : 450,00 TL
TOPLAM : 2.922,20 TL