ESAS NO : 2024/xxxx
KARAR NO : 2025/xxxx
DAVACI : Mxxx Sxxx
VEKİLİ : AV. BARIŞ ÜRÜN
DAVALI : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
VEKİLİ : AV. X.Y.
DAVANIN ÖZETİ : Davacı tarafından, "akciğer malign neoplazmı" (akciğer kanseri) tanılı
hastalığı sebebiyle doktor tarafından kullanılması reçete ve rapor edilen "atezolizumab" etken maddeli
''TECENTRİQ 1200 MG/20 ML'' isimli ilaca ait bedellerin kesintisiz ödenmesi ve ödenmiş olan ilaç
bedellerinin de kesintisiz iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 21.10.2024 tarih ve xxxxxxxxx
sayılı işlemin; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali ile ödenen 65.712,83.-TL ilaç bedelinin yasal
faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi
gerektiği savunulmaktadır.TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce, duruşma için önceden belirlenip, taraflara duyurulan
17/03/2025 tarihinde yapılan duruşmaya davacı vekili Av. Barış Ürün ile davalı idareyi temsilen Av. X.Y.'ın geldiği görülerek duruşmaya başlanıldı. Taraflara usulüne uygun söz verilip açıklamaları
dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü;
Dava; davacı tarafından, "akciğer malign neoplazmı" (akciğer kanseri) tanılı hastalığı sebebiyle
doktor tarafından kullanılması reçete ve rapor edilen "atezolizumab" etken maddeli ''TECENTRİQ 1200
MG/20 ML'' isimli ilaca ait bedellerin kesintisiz ödenmesi ve ödenmiş olan ilaç bedellerinin de kesintisiz
iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 21.10.2024 tarih ve xxxxxxxxx sayılı işlemin iptali ile
ödenen 65.712,83.-TL ilaç bedelinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ''Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması'' başlıklı
56. maddesinde; ''...Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve
madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek
elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal
kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir. Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde
yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.'', ''Sosyal güvenlik hakkı'' başlıklı 60.
maddesinde; ''Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri
alır ve teşkilatı kurar.'' düzenlemeleri yer almaktadır.
Bakanlar Kurulu'nun 10.07.2003 tarih ve 2003/5923 sayılı Kararnamesi ile yürürlüğe giren
(11.08.2003 tarih ve 25196 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan) "Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara
İlişkin Uluslararası Sözleşme"nin 9. maddesinde, bu Sözleşme'ye Taraf Devletlerin, herkesin sosyal
sigorta da dahil olmak üzere sosyal güvenlik hakkını tanıdığı belirtilmiş, 12. maddesinin birinci fıkrasında;
''bu Sözleşme'ye Taraf Devletler, herkesin, ulaşılabilecek en yüksek fiziksel ve zihinsel sağlık standardına
sahip olma hakkını kabul ederler." hükmüne yer verilerek, ikinci fıkrasında, sözleşmeye taraf devletlerin bu
hakkın tam olarak kullanılmasını sağlamak için alacakları tedbirler sayılmış, (c) bendinde, salgın, yöresel,
mesleki ve diğer hastalıkların önlenmesi, tedavisi ve kontrolü, (d) bendinde ise; hastalık durumunda herkese
tıbbi hizmet ve tıbbi bakım sağlayacak koşulların yaratılması amacıyla taraf devletlerin gerekli tedbirleri
alacakları hükme bağlanmıştır.
1451 sayılı Kanun ile kabul edilerek (10.08.1971 tarih ve13922 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan)
01.04.1974 tarih ve 7-7964 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (15.10.1974 tarih, 15037 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan) ile yürürlüğe giren "Sosyal Güvenliğin Asgari Normları Hakkında Sözleşme"nin (102 Nolu
Sözleşme) 7. maddesinde; "sözleşmenin bu bölümünü tatbik eden her üye, korunan kimselere sağlık
durumları gerektirdiği zaman, bu bölümün aşağıdaki maddelerine uygun olarak, koruyucu mahiyette veya
tedavi şeklinde sağlık yardımları yapılmasını teminat altına alır" hükmüne yer verilmiş, aynı bölümde yer
alan 10. maddesinde de, yardımların en az neler olduğu sayma suretiyle belirtilmiş, bunlar arasında; hastalık
halinde; evde yapılacak muayeneler dahil, pratisyen hekimler tarafından yapılacak muayene ve tedaviler,
mütehassıs hekimler tarafından hastanelerde yatarak veya ayakta yapılacak muayene ve tedavilerle hastane
dışında sağlanabilecek tedaviler sayılmış olup, anılan maddenin üçüncü fıkrasında; "bu madde gereğince
yapılacak yardımların, korunan kimsenin sağlığını korumaya, çalışma gücünü iadeye ve şahsi ihtiyaçlarını
karşılayabilme kabiliyetini artırmaya matuftur" hükmüne, 12. maddesinin birinci fıkrasında; "10 uncu
maddede belirtilen yardımlar vakanın devamı süresince sağlanır; ancak, hastalık halinde her vaka için
yardım süresi 26 hafta olarak tahdit edilebilir; şu kadar ki, hastalık ödeneği verilmesine devam olunduğu
sürece, sağlık yardımları durdurulamaz ve uzun tedaviyi gerektirdiği milli mevzuatla kabul edilen
hastalıklarda yukarıda yazılı sürenin uzatılması için hükümler vaz olunur." hükmüne yer verilmiştir.
5013 sayılı Kanun ile kabul edilerek (09.12.2003 tarih ve 25311 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan)
16.03.2004 tarih ve 2004/7024 sayılı Kararname (20.04.2004 tarih ve 25439 sayılı Resmi Gazete) ile
yürürlüğe giren "Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin
Korunması Sözleşmesi (İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi)"nin 1. maddesinde, bu Sözleşme'nin
Taraflarının, tüm insanların haysiyetini ve kimliğini koruyacağı ve biyoloji ve tıbbın uygulanmasında, ayrım
yapmadan herkesin, bütünlüğüne ve diğer hak ve özgürlüklerine saygı gösterilmesini güvence altına alacağı;
2. maddesinde, insanın menfaatleri ve refahının, bilim veya toplumun menfaatlerinin üstünde tutulacağı; 3.
maddesinde, tarafların, sağlığa duyulan ihtiyaçları ve kullanılabilir kaynakları göz önüne alarak, kendi
egemenlik alanlarında, uygun nitelikteki sağlık hizmetlerinden adil bir şekilde yararlanılmasını sağlayacak
uygun önlemleri alacakları; 4. maddesinde, araştırma dahil, sağlık alanında herhangi bir müdahalenin, ilgili
mesleki yükümlülükler ve standartlara uygun olarak yapılması gerektiği yolunda hükümlere yer verilmiştir.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 352. maddesinde de; "(1) Herkesin bedenî, zihnî ve
sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamak amacıyla, Sağlık Bakanlığının
görev ve yetkileri şunlardır:
a) Halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi için
çalışmalar yapmak,
b) Teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yürütmek,
c) Uluslararası önemi haiz halk sağlığı risklerinin ülkeye girmesini önlemek,
ç) Sağlık eğitimi ve araştırma faaliyetlerini geliştirmek,
d) Sağlık hizmetlerinde kullanılan ilaçlar, özel ürünler, ulusal ve uluslararası kontrole tâbi maddeler,
ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, kozmetikler ve tıbbî cihazların güvenli ve kaliteli bir
şekilde piyasaya sunulması, halka ulaştırılması ve fiyatlarının belirlenmesi için çalışmalar yapmak,
e) İnsan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün
ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında işbirliğini gerçekleştirmek suretiyle
yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu sağlamak,
f) Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke
sathında planlanması ve yaygınlaştırılması için çalışmalar yapmak,
g) Kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile verilen diğer görevleri yapmak.
(2) İlaç fiyatlarının belirlenmesine ilişkin usûl ve esaslar Bakanlığın teklifi üzerine
Cumhurbaşkanınca belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 01.08.1998 tarih ve 23420 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Hasta
Hakları Yönetmeliği"nin 1. maddesinde; "Bu Yönetmelik; temel insan haklarının sağlık hizmetleri
sahasındaki yansıması olan ve başta Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda, diğer mevzuatta ve milletlerarası
hukuki metinlerde kabul edilen "hasta hakları"nı somut olarak göstermek ve sağlık hizmeti verilen bütün
kurum ve kuruluşlarda ve sağlık kurum ve kuruluşları dışında sağlık hizmeti verilen hallerde, insan
haysiyetine yakışır şekilde herkesin "hasta hakları"ndan faydalanabilmesine, hak ihlallerinden
korunabilmesine ve gerektiğinde hukuki korunma yollarını fiilen kullanabilmesine dair usul ve esasları
düzenlemek amacı ile hazırlanmıştır." denilmek suretiyle, Yönetmeliğin amacı ortaya konulmuş olup,
"İlkeler" başlıklı 5. maddesinin (a) bendinde, bedeni, ruhi ve sosyal yönden tam bir iyilik hali içinde yaşama
hakkının, en temel insan hakkı olduğunun, hizmetin her safhasında daima gözönünde bulundurulacağı; (b)
bendinde, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkını haiz olduğu ve hiçbir
merci veya kimsenin bu hakkı ortadan kaldırmak yetkisinin olmadığı bilinerek, hastaya insanca muamelede
bulunulacağı yolunda emredici kurallara yer verilmiş, "Tıbbi Gereklere Uygun Teşhis, Tedavi ve Bakım"
başlıklı 11. maddesinde ise, hastanın, modern tıbbi bilgi ve teknolojinin gereklerine uygun olarak teşhisinin
konulmasını, tedavisinin yapılmasını ve bakımını istemek hakkına sahip olduğu vurgulanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, "akciğer malign neoplazmı" (akciğer kanseri) tanılı
hastalığı sebebiyle doktor tarafından kullanılması reçete ve rapor edilen "atezolizumab" etken maddeli
''TECENTRİQ 1200 MG/20 ML'' isimli ilaca ait bedellerin kesintisiz ödenmesi ve ödenmiş olan ilaç
bedellerinin de kesintisiz iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 21.10.2024 tarih ve xxxxxxxxx
sayılı işlemin iptali ile ödenen 65.712,83.-TL ilaç bedelinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar
verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan davada, davacının tedavi gördüğü S.B.Ü. Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve
Araştırma Hastanesi doktorları tarafından "atezolizumab" etken maddeli ''TECENTRİQ 1200 MG/20 ML''
isimli ilacın hastalığın tedavisinde kullanılması gerekli görülmüştür.
Bu durumda, "atezolizumab" etken maddeli ilacın davacının tedavisinde kullanılmasının tedavisini
üstlenen hekimler tarafından uygun görüldüğü ve davalı idareye bu yönde talepte bulunulduğu anlaşılmakla,
anılan ilacın davacıya sağlanması gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk
bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan, davacının "ödenen 65.712,83.-TL
ilaç bedelinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi" isteminin de kabulü gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, davacı tarafından ödenen 65.712,83.-TL ilaç
bedelinin yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan 1.746,50.-TL
yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı dosyalar için belirlenen
36.000,00.-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin
kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren (30) gün
içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere, 21/03/2025 tarihinde
oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye
X.Y. X.Y. X.Y.
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
YARGILAMA GİDERLERİ :
Başvurma Harcı : 427,60 TL
Karar Harcı : 427,60 TL
YD Harcı : 704,50 TL
Vekalet Harcı : 60,80 TL
Posta Gideri : 126,00 TL
TOPLAM : 1.746,50 TL